App Store Connect’teki satış raporunu her gün kontrol etme alışkanlığım aylarca boşuna oldu. Sürekli sıfır. Bir sabah, hiç beklemediğim bir anda rakam değişti: “1 satış, 2.99 dolar.” Ekran görüntüsü aldım, kimseye göstermek istemedim ama bir süre öylece bakakaldım.
2.99 dolar, harcadığım zamanla kıyaslandığında gülünecek kadar küçük bir rakam. Aylarca akşamları, hafta sonlarını verdiğim bir işin ilk karşılığı. Ama benim için asıl anlamı paradan çok farklıydı: dünyanın bir yerinde, hiç tanımadığım biri, benim yazdığım kodun karşılığını ödemeye değer bulmuştu.
Kimin ödediğini merak ettim
Elbette bu kişinin kim olduğunu bilmiyorum, muhtemelen bilmeyeceğim de. Ama App Store Connect’teki ülke bilgisine baktığımda satışın Türkiye dışından geldiğini gördüm — bu beni ayrıca şaşırttı. Lilio’nun Türkçe ve İngilizce desteği olmasının bir sebebi vardı ve ilk kez bunun gerçek bir karşılığını gördüm.
Neden bu kadar önemliydi
Serbest çalışan ya da girişimci olan çoğu insanın bildiği bir şey var: ilk satış, büyüklüğünden bağımsız olarak bir eşiği geçmek demek. “Belki bu iş yürür” düşüncesi, “bu iş gerçekten yürüyor, en azından bir kişi için” düşüncesine dönüşüyor. O gün, ilk kez kendimi hobi yapan biri değil, gerçekten bir ürün satan biri gibi hissettim.